Permakültür, Dayanışma ve Ötekileştirme

Permakültür eğitimi ne yazık ki bir türlü alamadım, şimdiye dek yapılan, denk geldiğim çalışmaların hepsinde başka yerlerde olmak zorundaydım. Ama kitaplar ve internetteki makaleler en azından bir fikir edinmem için yardımcı oluyor. Fakat şöyle bir gözlemim var. Benim için parmakültür bir yaşam felsefesi demek, adında kültür olduğundan, hayatın her alanını kapsadığını çıkartıyorum. Yalnız yapılan iyi niyetli çalışmaların çoğunun toprak üzerindeki çalışmaları kapsadığını görüyorum. Kendim de toprakla ilgiliyim, bunun eğitimini almaya başladım, o yüzden bu konunun önemini asla ve asla yadsıyamam ama toprağa eğilmeden önce kendimize bakmalıyız düşüncesi aklımdan çıkmıyor. Eğer her şeyin temelinde dayanışma varsa bu konuya çok daha fazla odaklanmalıyız. Bahçemizi, arazilerimizi düzenleyebiliriz ama onun neden doğaya uyumlu olması gerektiğini anlatmazsak ve düşüncelerimizi paylaşmazsak, tüm bunların üstüne beraber çalışmazsak çok az yol alırız. Ama dayanışmanın nasıl olacağı konusunda da tereddütlerim var.

İnternet ve diğer teknolojiler hepimizi yakınlaştırdı. Hem pozitif hem negatif inanılmaz bir etkileşim var insanlar arasında. Dünyadaki kutuplaşmalar bir yana, ülkemizde de inanılmaz bir çekişme ve ayrımcılık söz konusu. Doğa için uğraşmamız, hep bir savaş halinde olmamız, birilerine karşı gelmemiz gerekiyor mevcut durumda. Hayatın diğer alanlarında da herkes birbirini ötekileştirmekle vakit geçiriyor; ötekileştirme üzerine yazan çizenlerin de hayatlarında birilerini ötekileştirdiğine emin olabiliyorum. Yanlış anlaşılmasın ben de Pollyanna değilim, gün içinde bin kere çileden çıkıyorum haberleri gördükçe, olan biteni okuyup izledikçe. Fakat bu durum beni çok ama çok rahatsız ediyor. Karşımızdaki insanlar doğayı sevmiyorsa, anlamıyorsa onlara “yeter artık” demek yerine onları nasıl bu dünyanın içine çekmeliyiz diye düşünmemiz gerektiğine inanıyorum. Belki çok saf bir düşünce ve tepedeki güç odakları söz konusuysa çok geç, çok olanaksız bir istek. Ama etrafımızdan başlamamak için, o güç odaklarına o gücü veren insanlardan başlamamak için bir sebep yok! Bahane de olmamalı! Ötekileştirme hayatın her alanında olabilir ama doğa söz konusuysa olmamalı.

İşte burada ilk paragrafta bahsettiğim konuya geliyorum. Dayanışma konusuna öncelik vermek. Sadece kurslara, çalışmalara gelen, bizimle aynı düşünceyi paylaştığını bildiğimiz, aralarında hem sosyal hem de kişisel olarak güvende olduğumuz, bizimle gülen bizimle eğlenen insanlara değil herkese ulaşmayı denemeliyiz. Ben bu nasıl olur bilmiyorum, “peki bunu yaparken biz ötekileştirilmeyecek miyiz?” sorusuna da “büyük ihtimalle” diyorum ama gene de bu konunun öncelik kazanması gerektiğine inanıyorum. Eğer şehirde permakültür düşünüyorsak ve apartmanlarda yaşıyorsak, önce çeşitli sebeplerden suratına bakmadığımız komşuların suratına bakarak işe başlamalıyız. Sokakta herkes sen benden değilsin diye düşünerek dolaşıyor. Kendini bir grupla, bir toplulukla tanımlayan herkesin bunu demesini anlayabiliyorum. Ama doğa için yaşayanların böyle bir lüksü sahip olmadıklarını düşünüyorum; o güvenli dünyalardan çıkıp her alanda dediklerimizi paylaşmalı ve dayanışma peşinde koşmalıyız. Zor ve belki de gerçekten zor bir istek. Ama her gün bu konu beni daha da zorluyor ve neler yapılabilir diye kafa yoruyorum.

Reklamlar
Bu yazı Sürdürülebilir Yaşam içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s