Geçmişten Gelen?

Sanırım en çok eleştirdiğim konulardan biri doğa çalışmaları içinde yapıldığını sık sık gördüğüm geçmişi, geleneği sorgulamadan kabullenme davranışı. Arkeolog olduğum, üstüne de antropoloji eğitimi aldığım için konu geçmiş ve insanlar olunca naif davranamayacağım noktalar da oluyor. Takip edebildiğim kadarıyla doğa hareketlerinde körü körüne bir gelenek bağlılığı, geçmişin iyi olduğuna dair bir inanış görüyorum. Kendim de geçmişi sık sık anıyorum ve kaybedilen değerlerin peşinden gidilmesi gerektiğini heyecanla savunuyorum fakat konu daha eski kültürler olunca her şeye evet demek bana garip geliyor. Öğneğin, “noble savage” yani soylu vahşi kavramı ilk çıktığında çok tutulan ama literatürde fazlasıyla eleştirilmiş bir kavram. Ne yazık ki doğa hareketi içinde bulunan birçok kişi bu gibi kavramlara diğer tartışmaları bilmeden araştırmadan inanıyorlar gibi geliyor. Geçmişte yaşayan herkese neden onay vermemiz gerekiyor? Bunun sebebi tarihin ulaşamadığı yerlerde ne olup bittiğini bilmememiz ve tutunacak bir dal aramamız olabilir mi? (Günümüzde varolan bazı kabileleri örnek verenler çıkacaktır ama gene aynı konuya geliyor, antropologlar zaten bu konuda binlerce çalışma yapmış durumdalar ve bu grupların geçmişteki insanların yaşamına ışık tutup tutamayacağı da tartışmaya çoktan açılmış bir konu. Belki de bilim bu kadar içine kapalı olmasa ve insanlar bilgilendirilse bu kavram kargaşaları çıkmayacak.)

Açıkçası neredeyse tapılma seviyesinde sevilen avcı toplayıcıların ya da her yerde Anadolu’nun kadim halkları olarak adı geçen çeşitli uygarlıkların, hatta kırsal toplumların eleştirilmeden, sadece doğa içinde yaşadıkları varsayıldığı için sevilmesi bana yanlış ve yanıltıcı geliyor. Unutmayalım ki savaşlar o zaman da vardı, insanlar o zaman da birbirlerini bir hiç için öldürüyorlardı, hayvanlar o zaman da tekmeleniyordu, topraklar tuzla kaplanıp ağaçlar yakılıyordu, kadınlara tecavüz ediliyordu. Hele yaşamımızı ele geçirmiş olan sömürü kavramı ne yazık ki o zaman çoktan dünya üzerinde yerini almıştı. Kimyasallar yoktu, kapitalizm yoktu ama bunlara sahip olma potansiyeli olan insan vardı. Ayrıca eminim ki doğayı çok sevdiklerini düşündüğümüz bu geçmiş insanların bir çoğu da kendilerine olanak tanınsa doğa, toprak dinlemez kendi bildikleri yolda giderlerdi. Bu kadar negatif düşünmek istemiyorum ama geçmişi yanılttığını düşünerek karşı çıktığımız liderler, politikacılar, oluşumlar vs. varken bunu bizim yapmamızın doğru olmadığını anlatmaya çalışıyorum. Cehalet o zaman daha beter bir şekilde vardı ve bunu görmezlikten gelip herkesin elele kolkola bir halde dünyada mutlu bir şekilde yaşadığını düşünmekten fazlasını yapabilmeliyiz.

Reklamlar
Bu yazı Doğa, Sürdürülebilir Yaşam içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s