Ve Bir Dönem Daha Biter

Eğitim programımın 2. dönemi de tamamlandı. Zaman ilerledikçe neler olacak, bütün bunlar ne gibi somut sonuçlar verecek düşüncesi artıyor. İlk dönem Norveç’te eğitimci, kolaylaştırıcı olma yolunda bir eğitim almıştım. Zaten programda zorunlu olan, dersleri belli olan tek dönem oydu. Agroekologlar olarak bizden beklenen, gıda sistemi içerisinde bulunan “aktörler” arası kolaylaştırıcılar olmamız, bütün sistemi gören, algılayan eğitimcilere dönüşmemiz. Bu sayede “aktörler” arası bir bağ görevi görerek sürdürülebilir bir sistem oluşturmak için çalışabileceğimiz düşünülüyor, umuluyor. Kalan dönemler ise hem teorik hem pratik olarak farklı dersler alarak, farklı ülkelere giderek programımızı kendimiz yaratıyoruz. UMB’deki programın bir özelliği de öğrencilerin eğitim programlarında olabildiğince özgür bırakılması. Bu sayede öğrencilerin yaratıcılıklarını en üst düzeyde kullanmaları isteniyor. Bu yüzden programın ilk dönemi sonrasında nereye gideceğimiz, ne gibi dersler alacağımız hep bize bağlı (özgür eğitime bir başka örnek de dönem notlarımızdan bir tanesini bir öğrenim raporu hazırlayarak almış olmamız, bundaki amaç dönemi nasıl geçirdiğimizi ve neler öğrendiğimizi bir rapora dönüştürmek ve bundan hem yazarken hem de ileride okurken faydalanabilecek bir belge oluşturmak; yazmak bile zorunlu değildi, daha önceleri şarkı sözleriyle, video görüntüleriyle de bu raporu hazırlayanlar olmuştu, ben ise yapabildiğim en iyi şeyi yaparak yani yazarak bunu hazırladım ama yazıyı İngilizce olarak bir Türk halk hikayesi formunda yazdım ve sonuçtan inanılmaz memnun kaldım).

İkinci dönem ise hem Türkiye’ye tarımsal yapı olarak daha yakın olduğu için hem de daha ucuz bir öğrencilik sunacağı için İspanya’yı seçmiştim. Eğitim sistemi farklı olduğu için uyum sağlayamadığım durumlar da oldu ama genel olarak gayet dolu yaşadığım bir dönem oldu. Öncelikle kültürü yaşama ve deneyimleme fırsatım burada çok fazlaydı. Yavaş yaşam felsefesi için Cordoba’da yaşamak çok yararlıydı. 4 ay boyunca trafikten, huzursuzluk veren şehir dertlerinden, kavgadan tartışmadan uzakta, çiçekler, arnavut kaldırımlı sokaklar içinde yaşadım ve huzur buldum. Üstüne Akdeniz mutfağının bir parçasını daha tatma şansım oldu. Bir de üstüne biyoçeşitlilik üzerine aldığım dersler eklenince bu dönemi bitirmek biraz zor oldu diyebilirim, gerçekten güzel geçti. Fakat organik tarım üzerine beklediğim gibi çok fazla ders alamadım. Bunu üçüncü dönemde gerçekleştirebilmeyi umuyorum. Henüz gelecek dönem belli değil; bir yandan son dönem yazacağım tez için çalışmalara başlamam gerek, bir yandan da yazın yapacaklarımı planlamam. Önümde yapılacak çok iş, masamda okunacak çok kitap var! Ve hızla eğitimim devam ediyor. Ama Türkiye’de olmak, alışılan tatlara, kokulara ve yüzlere geri dönmek güzel!

Reklamlar
Bu yazı Agroekoloji, Hatıralar içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s