ENOAS Buluşması Ardından…

Bir haftayı Avrupa Organik Tarım Öğrencileri Ağı’nın yıllık buluşması dolayısıyla Çek Cumhuriyeti’nde geçirdim. Öncelikle söylemeliyim ki ENOAS buluşmaları çok fazla kimse tarafından bilinmiyor. Türkiye’de organik tarım öğrencileri için aslında bu tür aktiviteler çok önemli ama verilen eğitim daha çok pratiğe dayalı olduğundan öğrenciler araştırmadan ve uluslararası gelişmelerden uzak kalıyorlar. Bunun üzerine bir de finansal sıkıntılar, vize derdi ve dil sorunu da eklenince Türkiye’deki öğrencilerin ENOAS gibi buluşmalara katılmaları zor oluyor. Fakat beni şaşırtan buluşmada Avrupa’dan da çok fazla organik tarım öğrencisinin bulunmamasıydı. En azından bu seneki buluşmada gördüğüm gelen Avrupalı öğrencilerin çoğunun daha farklı alanlardan gelen öğrenciler olmasıydı. Bir şekilde hepsi gıda ile ilgili çalışıyordu ama aralarında endüstriyel gıda üretimi eğitimi alanlar vardı. Fabrikalarda denetleme kısımlarında çalışmışlardı. Benim için organik hala yerel üretim ve dağıtımla alakalı olduğu için bunu şaşırtıcı buldum, kafamda böyle bir buluşmanın Permakültür Buluşması’ndaki gibi bir ortamda geçeceğini düşünmüştüm ama pek de öyle olmadı.

İkinci şaşkınlığım organik tarımdan bir çok kişinin anladığının endüstriyel organik olduğunu görmem oldu. Gezdiğimiz yerlerde de zaten bu tür organik tarıma yönelik bir üretim vardı fakat gelen öğrencilerin beklentileri de bu yöndeydi. Marketten paket paket organik ürün almak kimseyi şaşırtmazken benim ağzımı açık bırakıyordu. Gerçekten de Avrupa’da süregelen organik tarım anlayışının endüstriyel organik üretim ile işlediğini bir kez daha gördüm. Evet çiftçi pazarları, eve teslim kutu anlaşmaları vs. vardı ama bunlar sayıca az kalıyordu.

Beni üçüncü şaşırtan ise bizim için ayarlanan yemeklerde öğrencilerinin çoğunun et yemeyi tercih etmesiydi. Bir iki kişi dışında herkes her zaman et yemeği ısmarladı. Ben et yemekten itinayla kaçındığım için (hayır daha vejetaryen olmadım ama eti azalttım) ve bugüne kadar doğal gıda ve tarıma değer veren birçok kişinin et yemeyi azalttığını gördüğüm için bu duruma da şaşırdım. Et üretiminin, özellikle de gelişmiş ülkelerdeki et üretiminin, dünyaya verdiği zararlar hakkında çok fazla şey okudum ve bu yüzden etik, organik et bulmadığım sürece et yemiyorum, yemekten kaçınıyorum. Norveç’teki sınıfımda benim gibi birçok arkadaşım olmuştu fakat bu buluşmada bunu görmedim ve bu durum bana ilginç geldi.

Genel olarak buluşma çok bilgilendirici oldu. Küçük bir ülkede olduğumuz için ülkeyi bir uçtan diğer uca gezebildik ve farklı bölgeler gördük. Çiftlikleri gezmek de heyecan vericiydi ve ülke tarımı hakkında çok fazla şey öğrendik. Program iyi düşünülmüştü ve geziler organik tarıma her açıdan bakma fırsatını verdi. Fakat ne yazık ki Prag’daki (çiftçiler tarafından beğenilmeyen) çiftçi pazarlarını gezemedik. Organik bira ve şarap üretimini görmek de ilginç oldu. Ayrıca fırsat olan yerlerde organik gıda sunulan restoranları gezmek de sürpriz oldu. Neşeli bir grupla uzun otobüs yolculukları da cabası. Bakalım gelecek sene ENOAS bukuşması nerede olacak? Umarım Türkiye’den de katılım artar ve gıda/tarım öğrencileri de bu güzel buluşmanın keyfine varırlar.

Reklamlar
Bu yazı Avrupa'dan Tarım Hikayeleri, Hatıralar, Sürdürülebilir Tarım içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s