Eski İstanbul’a Yolculuk

Bugün inanılmaz bir kitap bitirdim. Aslında akademik bir eser ama okurken çok eğlendim, şaşırdım ve bilgilendim; okuyucuyu yoran ve boğan akademik kitaplardan değildi. Adı A Neighborhood in Ottoman Istanbul –  Fruit Vendors and Civil Servants in the Kasap Ilyas Mahalle. Osmanlı İstanbul’unda Bir Mahalle – Kasap İlyas Mahallesi’nde Meyve Satıcıları ve Devlet Memurları diye çevrilebilir. Yazarı Boğaziçi’nde hoca olan Prof. Dr. Cem Behar.

Kitap Kasap İlyas adlı bir mahalle üzerinden İstanbul’un 15. yüzyıldan itibaren sosyal tarihine ışıl tutuyor. Bir mahallenin nasıl oluştuğu, içindeki insanlar, çalışanlar, memurlar, sosyal hayat, vb. çok akıcı bir dille anlatılmış. Okurken gerçekten tarihte yolculuğa çıkıyorsunuz; eski evlerin mimarisi, sokakların garip isimleri, memurların el yazması defterleri gözlerinizde canlanıyor. Kimi zaman çeşmeden su alırken, kimi zaman iskeleye inerken bulabiliyorsunuz kendinizi, o kadar canlı tasvirler… Kitapta benim dikkatimi çeken bir başka konu daha var, İstanbul’un ziraat tarihi.

Kasap İlyas mahallesi Davutpaşa’ya bağlı. Buraya denizden, Davutpaşa İskelesi’nden yukarı doğru çıkılıyor ve mahallenin yapısı İstanbul’un içlerine doğru yayılıyor. Kasap İlyas Bizans’ta Vlanga iken zamanla Langa ismini alan bölgenin bitişiğinde bulunuyor. Langa isminin dışarıda anlamına geldiği söyleniyor, hani sur dışında kaldığından olacak. Halen Küçük Langa Bahçeleri, Langa Hisarı, Langa Bostanı Sokak gibi isimlere rastlamak mümkün haritalarda. Burası Lykos Nehri’nin zamanında denize döküldüğü yermiş, zamanla burada bolca alüvyon birikmiş. Orta okul/lise yıllarınıza dönerseniz alüvyonun tarım yapmak için elverişli koşulları yarattığını hatırlarsınız. Langa da bu koşullar sayesinde Bizans’tan Osmanlı dönemine ve sonrasına her zaman ziraat yapılan bir bölge olmuş. Bahçeler, bostanlar bütün bölgeyi kaplarmış. Muazzam bir bostancılık düzeni sayesinde bütün şehre meyve ve sebze sağlanırmış. Zaten kitaba adını veren meyve satıcıları da bu yüzden önemli, Kasap İlyas’ın nüfusunun büyük bölümü bu bahçelerde çalışırmış, buradan ürün alıp sokaklarda satarmış ya da bahçe sahibiymiş arazisini kiralarmış bostancılara. Şehirde “sebzeci geldi haaaanım” diyen sesler yankılanırmış Kasap İlyas’ın satıcıları sayesinde.

Matrakçı Nasuh resmetmiş bostanları, Evliya Çelebi’ye dahi konu olmuş Langa. Eremya Çelebi adlı gezgin-yazar ise Langa yeşil(lik) demek diye anlatmış. Öyle yeşilmiş işte bu bölge. Öyle büyükmüş ki çocuklara oyun, büyüklere soluk olurmuş çalılı, ağaçlı yolları. Mahalleliye ise aş ve iş. Hatta öyle ünlenmiş ki buradan çıkan salatalıklar, ısrarla aranırmış, günümüze kadar gelmiş adları.

Aslında kitap Kasap İlyas hakkında ama iki bölgenin tarihi öyle içiçe ve benzer ki. Yokoluşun tarihini okumak gibi buraların tarihini okumak. Kitaplarda, memur defterlerinde ve son demlerini yaşayan yaşlıların hatıralarında yaşıyor anılar sadece. Kasap İlyas’ın hayrına yaptırdığı cami köşesinde suskun bekliyor artık. Esnafa can vermiş Davutpaşa İskelesi sessizliğe gömülmüş. Langa Bahçeleri ise paslı sokak tabelalarında bir görünüp bir siliniyor, gri gri sırıtıyor Google Map’te. Kimi diyor ki hala tek tük bahçe var, onların yalancısıyım. Yazarın önemle bahsettiği Ispanakçı Viranesi -ki Anadolu’dan, hemşehirden gelen göçmenleri kollayan, ağırlayan, onlara yol gösteren Ispanakçı Ailesi’nin evlerinden arda kalan bölgeye denirmiş- zaten çoktan yok olmuş gitmiş ama ya geride kalanlar? Ya bizim eski mesleğimiz, tarım? O da silinip giderken anılarımızdan daha ne kadar bekleyeceğiz? İnsanlık hiç bu kadar uzak olmamıştı yediklerinden. Bostanlarda dolaşmanın hazzını, dalındaki meyveyi okşamayı, bahçeden aldığımız sebzeyi bir koşu masaya yetiştirmeyi ne zaman hatırlayacağız? Yediklerimizin süpermarkette yetişmediğini birbirimize ne zaman hatırlatacağız? Langa Bostanları toprağa karışmış, Kasap İlyas çoktan virane, salatalıkların da ismi var cismi yok. Ne zaman farkına varacağız?

Nazmi Ziya’dan “Langa Bostanları’nda Sabah”

Kaynaklar

Cem Behar A Neighborhood in Ottoman Istanbul –  Fruit Vendors and Civil Servants in the Kasap Ilyas Mahalle 

The Middle East Garden Traditions http://www.middleeastgarden.com

Reklamlar
Bu yazı Hatıralar, Kitap, Tarım, Yemek/Gıda içinde yayınlandı ve , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Eski İstanbul’a Yolculuk

  1. mert dedi ki:

    90 numaralı çok eski bir belediye otobüsü ile langa bostanlarından geçtikten sonra Davutpaşaya gelir,durakta hemen indiğimiz yerde denizin karşı tarafında yolun sağındaki sokağa saptığımızda Kasap İlyas mahallesine gelirdik.Caminin tam karşısındaki 104 numara yada 124 numaralı ahşap üç katlı evin dedelerim sahibiymiş. Onlar öldükten sonra (D.T 1885 civarı Ö.T 1950-1952) yaz mevsimini o evde geçirirdik.Tarihi ev Kasap İlyas Camiine bakardı.Sağ kolda bizim ev, solda camii olmak üzere sokağı devam eder soldaki ilk sokağa saparsanız caminin kapısına ulaşırsınız.Ev dede evi olduğu için satılmadı fakat içinde yaz kış oturulmadığı içinde çok haraptı. Sanırım 1980 lerin sonunda Cerrahpaşa Tıp Fakültesi istimlak bedelini ödeyerek aldı.Şimdi evin yerine Lise yapılmış.Camii tabiiki yerinde duruyormuş. Bütün bunları nedenmi yazdım……yahu bizim ahşap ev tamir görse bugün bile yıkılmadım ayaktayım derdi de Cerrahpaşa Tıp
    Fakültesi Hastanesinin 25-30 yıllık beton binaları nasıl yıkılıyor. Dün gece TV. de gösterdi KBB den başlayarak o yepyeni binalar yıkılacakmış.

    • selencello dedi ki:

      Valla yıkılmayan yer kaldı mı diye sormak lazım. Butun cocuklugum kayboluyor gidiyor gibi hissediyorum. Cok degisik bir surecteyiz, gozle goruyoruz degisimi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s