Sürdürülebilir Tarım 2

Sürdürülebilir Tarım hakkında yazdığım bir önceki yazıda öncelikle konvansiyonel yani endüstriyel tarımı açıklamaya çalıştım. Verdiğim bilgilerden anlaşılacağı üzere tarım sistemleri günümüzde dışarıya, daha doğrusu tarımsal girdilere bağımlı kılınmış durumda. Tarımsal girdi tarımsal sisteme dışarıdan dahil edilen etmenler ve malzemelere verilen addır. Bunlar gübreler, kimyasal ilaçlar, şirketler tarafından satılan tohumlar, makineler, hayvan yemleri ve yakıt gibi tarım üretimine yardımcı öğelerdir. Tarımsal bir sistem gübresini, tohumunu, yemini kendi sağlayabilir, ekosistem döngülerinden yararlanarak zarar getiren böcekle, otla başa çıkabilir. Fakat günümüz koşullarında bu artık mümkün olmamakta ve çiftçi üretim gerçekleştirebilmek için dışarıdan destek görmek zorunda bırakılmaktadır. Girdilerin artması sonucu ekosistem zarar görmekte, çiftçi ekonomik olarak zor duruma düşmekte ve bunun sonucunda sosyal sorunlarla da uğraşmaya başlamaktadır (örneğin göç ve ardından gelen sıkıntılar). Sürdürülebilir tarım işte var olan mevcut sisteme karşı olarak geliştirilmesi gereken bir üretim biçimini ifade eder. Özünde ekosistemi, ekonomiyi ve sosyal hayatı sürdürmeyi ele alır ve bunun için tarımsal girdileri düşürüp, tarımsal sistemin kendi içinde dönmesine yardımcı olacak teknikleri içerir.

Sürdürülebilir tarım tek bir şekilde yapılmaz. Bugüne kadar farklı isimlerde farklı uygulamalar sürdürülebilirlik çatısı altında toplanmıştır. Şimdi bazı örnekler vermek istiyorum.

Organik Tarım: En popüler sürdürülebilir tarım örneklerinden birisi olan organik tarım tarımsal sistemi bir bütün olarak ele almayı, toprağı farklı yöntemlerle korumayı (doğal gübre kullanımı, toprağa nitrojen sağlayacak baklagil ekimi, nadasa bırakma, ekim nöbeti, yeşil gübre gibi uygulamalar), kimyasal kullanımını yasaklamayı (ülkeye göre organik kimyasal kullanımı mümkün) içerir. Ülkeden ülkeye farklılık gösteren organik tarım kavramı ülkemizde sertifikasyon sürecine tabi tutulmuştur ve denetimden geçmektedir. Sık sık eleştirilerin odak noktası olan organik tarım, denildiği gibi isim olarak güzel ama içerik olarak boş bir yöntem değil, tam tersine bilimsel olarak kanıtlanmış, çiftçilerin yüzyıllardır geliştirdikleri yöntemleri de içeren sürdürülebilir bir tarım türüdür. Bence organik tarımda eleştirilmesi gereken en önemli nokta bu tür tarımın sertifikasyon sürecine olan bağımlılığı ve organik gıdanın gün geçtikçe endüstriyel tarım gibi pazarlanır olması. Yani sıkıntı “tarımsal” uygulamadan çok “gıda”da ortaya çıkıyor ve bence eleştirilerimizi organik tarım değil organik gıda başlığı altına yönlendirmeliyiz. Bu konuda daha detaylı bilgi için şu yazıma bakabilirsiniz.

Biyodinamik Tarım: Tarihi organik tarımdan daha eskiye giden bu tarım türü çeşitli kaynaklarda organik tarımın alt bir uygulaması olarak tanımlanıyor. Esası tarımsal sistemin bir bütün olarak algılanmasına ve tarımsal girdilerin azaltılmasına dayanıyor. Farklı olarak astronomik takvimler üzerinden yapılan çalışmalara (örneğin ay takvimi uygulaması), hayvanlar için bitkisel ilaçlar hazırlanması, toprağı beslemek için kozmik güçleri toprağa çekecek bazı özel karışımlar yapılması gibi çalışmaları da içeriyor. Avrupa’da çok popüler olan bu metot, gene sertifikasyon süreci ile korumaya alınmıştır ve Demeter International adlı organizasyon tarafından denetlenmektedir. Organik tarım gibi biyodinamik tarım da eleştirilerden nasibini almakta fakat bunlar daha çok bu tarz tarımın bilimsellikten uzak olduğu fikrine dayanmaktadır.

Doğal Tarım: Bu kavram ilk başta doğayla uyumlu, doğadan beslenen tarımı ifade etmekte. Yani kimyasala, yapay gübreye vs. geçit vermeyen bir tarım metodu. Fakat belirli bir tanımı olmadığı için de kafa karışıklığına yol açıyor, kime göre neyin ne kadar doğal olacağı değişebilir. Literatürde doğal tarıma anlam kazandıran Japonya’da çalışmalarını sürdüren Masanobu Fukuoka olmuştur. Fukuoka’nın yaklaşımında tarlayı sürmeye ve işlemeye, kompost gübreye, kimyasal ilaçlara ihtiyaç duyulmadan ve minimal düzeyde arsız ot mücadelesine dayanarak tarım uygulamak vardır. Doğal tarım, özellikle arsız ot mücadelesine ve toprağı işlemeye olan bakışı yüzünden eleştirilerin hedefi olmaktadır çünkü bu yöntemler sonucunda yeterli ürün alınamayacğı ve insanların aç kalacağı öne sürülmüştür, fakat Fukuoka bunun doğru olmadığını ve bu yöntemle de gayet iyi ürün alınabileceğini kendi deneyimden verdiği örneklerle savunmaktadır. Fukuoka ve hayat görüşü, yaptığı tarım uygulamaları hakkında bilgi almak isterseniz Kaos Yayınları‘ndan çıkan Ekin Sapı Devrimi adlı neşeli ve konuya uzak insanları bile hemen içine çekebilen kitabı öneriyorum, Türkçe ziraat literatürüne yapılan olumlu katkılardan.

Permakültür: İngilizce Permanent (kalıcı) Agriculture (tarım) kavramlarının birleştirilmesiyle oluşturulmuş olan permakültür özünde doğaya ve insanlara saygı ve adil yaşam kurallarına bağlı bir tasarım bilimidir. Tarımsal sistemin bir bütün olarak alınmasını ve tarım yapılırken ekolojik öğeler doğrultusunda belirli tasarımlar oluşturulmasına dayanır. Bir örnekle açıklarsak, permakültürde bitki yetiştirmek için (monokültürün karşıtı olan) polykültür yani çoklu kültür uygulamaları belirli bir bahçe dizaynı şeklinde uygulanmaktadır, bitkilerin nereye ekileceği, bahçenin şekli vs. tasarım ilkeleriyle çözülür. Permakültür zamanla kelime anlamı olan kalıcı tarımdan kalıcı kültüre doğru genişlemiştir. Bu konuda detaylı bilgi için de Sinek Sekiz‘in basımını yaptığı Permakültüre Giriş kitabına bakabilirsiniz. Gözlemlediğim üzere permakültüre yöneltilen eleştiriler permakültür kelimesinin yasal kullanım hakkı ve kimin permakültür öğretebileceği üzerinden yapılmakta. Kişisel görüşüm permakültürün çok yararlı ve isteyen herkese açık bir uygulama olduğu. Fakat şunu da söylemeliyim ki Türkiye’de sürdürülebilirlik kavramının insanlara yayılmasını sağlayan permakültür akımı olmuştur (ki yayılsın zaten, bu çok güzel bir gelişme) ama bunun sonucunda da aslen permakültüre ait olmayan, başka başka yer ve zamanlarda yaratılmış, bulunmuş kavramlar ve uygulamalar da permakültür adı altında uygulanmaya başlamıştır. Bence isimler, kavramlar çok önemli değil ve asıl olan sürdürülebilir bir dünya için uğraşmak. K harfleri küçük yazılan “kalıcı bir kültür” için çalışmak esas bu dünyaya gereken.

Hassas Uygulamalı Tarım: Bu metot aslında teknoloji ile yürütülen bir tarım olduğu halde tarımsal girdi kullanımı azaltması açısından sürdürülebilir bir teknik gibi tanıtılmaktadır. Tabi bunun esasında gene konvansiyonel tarım anlayışının yatıp yatmadığını sorgulamak gerekiyor, sonuçta Hassas Tarım Uygulamaları teknolojik girdileri zorunlu kılıyor ve çiftçi gene dışarı bağımlı kalıyor. Bu teknikte uydu görüntülerinden, GPS çıktılarından ve bilişim olanaklarından yararlanılıyor ve hassas ölçümlerle gözlemlenen değişimlere göre tarlalarda gerekli müdahele yapılıyor. Örneğin tarlanın bir metrelik bir kısmında zarar varsa sadece orada iyileştirme yapılıyor, bütün tarlaya müdahele edilmiyor. Günümüzdeki gelişmeleri hızla takip eden bu tarım tekniği ne kadar sürdürülebilir tartışmaya fazlasıyla açık ama özellikle üniversitelerde çoktan araştırılmaya ve denenmeye başlandı.

İyi Tarım Uygulamaları: İTU tanımlarına göz gezdirdiğinizde bunların hepsinin sürdürülebilirlik kavramına atıfta bulunduğunu görebilirsiniz. En temel haliyle İTU çevreye ve insana zarar vermeyecek bir tarım olarak anlatılıyor. Fakat bu tarım yönteminde kimyasal girdiye belirli miktarlarda izin veriliyor, bunların çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde kullanımı yasaklanmıyor (tabi bunun da yönetmeliği ve sertifikasyonu var). Bu açıdan bakarsak İTU gene tartışmaya açık bir uygulama olarak yerini almakta. Kişisel olarak uygulamak istemem ama belki konvansiyonel tarımdan gerçek sürdürülebilirliğe geçişte ara bir durak olabilir diye düşünüyorum. Belki de olmaz… bu konuda kafam karışık.

Geleneksel Tarım: Atadan kalma tarım diye de adlandırabileceğimiz geleneksel tarım adından da anlaşılacağı gibi çiftçilerin yüzyıllardır uyguladıkları tekniklerin bütününe denmektedir, tabi bölgeye ve kişiye göre değişkendir ve kesin kurallara oturtulamaz. Fakat günümüzdeki hızlı bilgi kaybı içerisinde neyin geleneksel neyin güncel olduğu tartışmaya açık olduğundan geleneksel tarım uygulamak da artık çok zor. Bence köyle ilgisi, ilişkisi kesilmemiş herkes eline kağıdı, kalemi, kamerayı alıp geleneksel uygulamaları kaydetmeye çalışmalı. Değerlerimizi ve yüzyılların bilgeliğini korumak için elimizden geleni yapmalıyız.

İnternette, kitaplarda bu yöntemler dışında farklı farklı adlara, uygulamara rastlamak mümkün. Ben en bilinenlerini özetlemeye çalıştım. Yalnız unutulmaması gereken bir nokta var. Bu teknikler birbirinden kesin çizgilerle ayrılmıyor, bir tanesinin uyguladığını diğeri de uygulayabiliyor, benzer metotlar sırasıyla hepsinde mevcut olabiliyor. Bence esas olan isimlerden, tanımlardan çok bunların ne kadar sürdürülebilir olduğu. İster organik, ister geleneksel tarım yapın eğer özünde doğayı korumaya çalışıyorsanız ve karar alırken doğal döngüleri gözetiyorsanız bence o yolda devam edin. Sürdürülebilir tarımın asıl dayanağı olan tarımsal girdiyi aza indirme, toprağı koruma, adil ve sağlıklı bir gıda üretimi gibi öğelere yer verdiğiniz sürece zaten sistem kendini “sürdürecektir” diye düşünüyorum.

Reklamlar
Bu yazı Sürdürülebilir Tarım içinde yayınlandı ve , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to Sürdürülebilir Tarım 2

  1. Olcay Karaçay dedi ki:

    Merhaba Selen
    Fukuoka Ekin Sapı Devrimi’ni okudum ,sindirmek için ugrasıyorum tarımın yanında Fukuoka bır filozof yada düşünür gibi ögütleri tüylerimi diken diken ediyor.
    Sinek Sekizden Bill amcanın Permakültüre giriş kitabının agır agır okuyorum.Benım sorum şu özgeçmişinizden yola çıkarak ,danışmak istiyorum aslında.

    Temmuz 2012 de gönüllü olarak Tatutanın çiftliklerınde bulunmak istiyorum.Araştırmalarımda listede ki çiftlıklerın Dedetepe,Çamtepe ve Muglada ki Pastoral Vadi permakültür egitimleri ile destekledıklerını okudum,lakin İzmir,Bayındır da Marmariç adı altında da permakültür ayagı var.

    Organik tarm mezunuyum ,yazın ki planım hazır fakat elimde bir kere oluşan bir sanşı dogru kullanmak istiyorum .Önerilerinize talibim.

    Hoş Kalın.

    • selencello dedi ki:

      Merhaba
      Dediginiz yerlerde kalmadim ama bazilarinin sahipleriyle tanisma firsati bulmustum. Bence en guzel yontem buralara email atip direkt bilgi almak, herkesin deneyimi farkli olacagi icin ben ne desem su anda pek yardimci olmaz ama boyle bir deneyimin her acidan size faydali olacagi bir gercek.
      Tabi staja cikmadan once gideceginiz yere ne istediginizi, neler yapmak, ogrenmek istediginizi belirtmeniz gerek ayrica onlarin da sizden ne istedigini ogrenirseniz orada daha az sıkıntıyla karsilarsiniz. Bir de bircok ciftlikte yazin isler azalabiliyor, o yuzden yapilacak isleri iyi arastirmaniz gerek.
      Umarim guzel bir staj deneyimi olur sizin icin.
      Sevgiler

  2. Bilge Keykubat dedi ki:

    Açıkçası ülkemizde tam olarak bilinmeyen ve değeri tam olarak anlaşılmamış bir konu Biyodinamik Tarım…
    Apelasyon e dergimizde de bu konu ile ilgili ayrıntılı bir yazı vardı. Bilgilenme için paylaşmak istedim…
    BİYODİNAMİK TARIM
    Biyodinamik tarım, organik tarım konusundaki en eski yaklaşımlardan biri ve en fazla sürdürülebilir niteliğe sahip tarım yöntemidir. Biyodinamik tarımın öncüsü Rudolf Steiner (1861-1925), Avusturya’lı bir filozof, bilim adamı ve sosyal reformcudur. Biyodinamik tarım Steiner’in doğa ve insana dair holistik (bütünsel) ve sipiritüel (tinsel, duyu üstü) yaklaşımını esas alan dünya görüşünden kaynaklanan araştırmalarına dayanmaktadır…….

    KAYNAK: http://www.apelasyon.com/Yazi/14-biyodinamik-tarim

    • selencello dedi ki:

      Evet bu yaziyi yazdiktan sonra Biyodinamik tarım ile ilgili çok şey öğrendim zaten çok hoşuma giden yanları var ve mümkünse kendim de uygulamak istiyorum. İlgilendiğiniz için teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s