11.11.11/11:11’de Ne mi Yaptım?

Saati fark etmedim bile! Laboratuvarda, domateste Fusarium solgunluğu denen hastalığa yol açan Fusarium mantarına karşı kekik yağıyla deney yapıyorduk (hem oreganum hem thymus). Evet kekik yağı ve daha birçok esansiyel yağ ile bitkide hastalık mücadelesi yapabiliyor(muş)sunuz. Çok eğlenceli bir ders daha geçti!

İnanın bundan 4-5 sene önce birileri “gelecekte laboratuvarda solüsyonlarla, tüplerle uğraşacaksın” dese gülerdim. Hayatım Sümerler- Hititler hattında geçiyordu, kütüphaneden çıkmıyordum ve sayfalarca yazı yazıp duruyordum arkeolojik alanlar, objeler hakkında. Sonra da sosyolojiye adım attım ve daha da kayboldum toplum analizleri, kültür derken. Şimdi gelmiş plastik kaplardaki mantarlara şaşkın şaşkın bakıyorum, yanlış bir şey yapacağım diye ellerim titriyor, garip deneylere katılıyorum! Hoş hayatım hep böyle geçmeyecek, ziraat mühendisi ya da biyolog olmayacağım bu master bitince ama değişim çok güzel bir şey bunu anladım. İnterdisipliner çalışmalar işte bu sebeple önemli, insanlara bulundukları ortamdan dışarı çıkmanın yollarını gösteriyor. Bu yüzden agroekoloji gibi tarımın hem sosyal hem de biyolojik yönlerini öğreten bilimlere ihtiyacımız var, her alanda gerekiyor bu…

Reklamlar
Bu yazı Agroekoloji, Hatıralar, Sürdürülebilir Tarım içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to 11.11.11/11:11’de Ne mi Yaptım?

  1. Hilal dedi ki:

    İngilizcem güvercin ingilizcesi ( tarzanca yani, pek muhterem(!) bir botanikçi sınıf arkadaşım öyle niteledi) olduğundan ben biyolog olamadım, oysa ne çok isterdim. Ne mutlu ki interdisipliner alanda çalışabilen güzel insanlar da var, ama bizim toprakta işe yarar mı? Kanımca zor. Umarım sen güzel işler başarırsın. Elinin titremesi doğru yolda olduğuna işaret 🙂 İstanbul’da bir üniversitede, hatta bir iş yerinde olsan eminim bir kusur bulurlar, öğrenme aşamasındaki insanın hevesini kıracak yaklaşımlarını bir güzel sergilerlerdi…Yolun açık olsun.

  2. yaşın dedi ki:

    İnşaat Mühendisliği kökenli biri olarak ben de bu aralar Hititler Sümerler hattında buldum kendimi bu nedenle seni çok iyi anlıyorum.Ancak insan yaşamı boyunca ilgilerinin peşinden koşsa, zorunda olduklarını değil ilgi alanında olanları yapsa ve hep yeni ilgi alanları yaratsa kendisine yaşamı öğrenmek,kavramak,doya doya yaşamak için bundan güzel ne olabilir ki,sevgilerimle,

  3. selencello dedi ki:

    Hilal Hanim cok tesekkurler dilekleriniz icin, herkesin eglenip bir yandan da ogrenecegi butuncul egitim sistemleri icin bekliyorum, bir gun bizim de kapimizi calacaklar.
    Yaşın Hanim size de arkeoloji yolculuğunuzda başarılar diliyorum 🙂 deniz derya bir konu bu arkeoloji ama işte çok şanslıyız, hem tarım hem tarih ulkesinde doğmuşuz, yaşıyoruz. Zaten gıda ve tarım arkeolojiyle ve eski uyguarlıklarımızla içiçe. Sevgiler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s