Neden?

Aslında çok nedene ihtiyacımız yok başlamak için. Nedenler, sebepler, sonuçlar, olaylar, durumlar arasından doğrunun hangisi olduğunu bulabilmek, seçebilmek yeterli ve sonra da o doğruya sıkı sıkıya sarılmak.

Bundan 4 sene önce dibi boyladım birçok açıdan. Belki dünyadaki onca acının arasında ufak çırpınışlardı benimkiler ama etrafımda yapayalnızdım başıma gelenlerle. Dibi boylayanlar için tamam şimdi yukarı çıkarsın artık derler…ben ise dipte toprağı keşfettim.

Gidecek hiçbir yerim yoktu, hayatımla ne yapacağımı bilmiyordum. Senelerce uğraşıp didindiğim amaç elimde ufalanıp gitmişti sonuçlanamadan. Okuldan sadece karanlık bir boşluğa mezun olmuştum. Ve her şeyden öte babamı kendi ellerimle toprağa vermiştim, mezar başında ağlayamamıştım bile.

İşte orada, belki de o mezara bakarken ve anlarken hayatın gerçekten ne olduğunu, toprağı ve bize verdiklerini keşfettim, onun bizden aldıklarıyla hesaplaşırken. Dönüp durduğum boşlukta ve anlamsızca geçen aylarda bana o güne kadar inandığım hiçbir şey tatmin duygusu vermedi. O güne kadar baktığım çerçeveyi şekillendirmiş onca deneyim, onca olay anlamsız geliyordu. O sırada sadece doğanın sesi bana anlamlı şeyler fısıldıyordu ama kulaklarım da gözlerim gibi paslıydı; duymuyordum çok iyi.

Sonra her şeyin ilacı zaman, ilaç olduğunu kanıtladı ve geçmeye başladı. Ama bakış açım değişmişti artık. Toprağın verdikleriyle aldıkları arasındaki geçen ömre takmıştım kafayı, daha fazlası yalandı. Çocukuğumdan beri öğretilen, belki Kadıköy-Taksim hattında daha da fazla hissettirilen “önemli olma” kavramı kendi kendini yok etmişti. Canlıydık ve cansızdık, arasındaki her şey önemsizdi. Vardık ve yoktuk, bu kadar. Daha fazlası diye gösterilen, diretilen, anlatılanlar bir saniye sonra olmayabilirdi. Toprağın alma zamanı geldiğinde başka şey kalmayacaktı geriye.

İşte bu “önemsiz olma” kavramı beni bambaşka kuyulara çektiğinde ise doğanın sesi biraz daha yüksek çıkmaya başladı ve bu sefer de bambaşka şekillerde önemli olduğumuzu keşfettim. Toğrağın verme zamanı iken aslında en önemli bizdik. Her birimiz, tek başımıza çok önemliydik. Tohuma bakıyordum ve hepimizin bir tohum olduğunu görüyordum, hepimiz binlerce, milyonlarca olasılığa gebeydik. Ağaca bakıyordum, çiçeğe bakıyordum ve kendimi görüyordum büyük bir zincirin parçası olarak. Gerçekten önemliydik. Ama bu bize her daim öğretilmiş önemlilikten öteydi, sıfatlardan, titrlerden, insanlıktan öteydi. Doğa için hepimiz çocuktuk ve her anne gibi o da çocuklarının üzerine titriyordu biz ne şekilde olduğunu anlayamasak bile. Doğa bize, hepimize bir yer, bir amaç veriyordu.

Bir köşede önemsizsin diye haykıran ölüm diğerinde çok önemlisin diye seslenen doğum. Orada fotoğraf makinesi merceği gibi bakmak lazım dedim, hangisine, ne şekilde ve ne zaman kulak vereceğimizi bilmek lazım. Bakış açılarıyla oynamak, birinden diğerine bir ileri bir geri geçebilmek lazım. Ama bunu hep doğanın kollarında, onun yolunda yapmak lazım.

İşte o günden beri böyle bir yoldayım.
Sadece içimdeki sesi dinliyorum çünkü dış sesler çok çirkin, çok kalpsiz.
Sadece içimdeki hayale bakıyorum çünkü dışarıda aslında hayal yok.
Sonunu, ardını bilmiyorum ama aslında hiçbir zaman bilemeyeceğiz bunu biliyorum. Hayat bizim sandığımızla örtüşmüyor, planlarımızla çakışmıyor. Hayat toprağı dinleyerek yoluna gidiyor, onla beraber dinleyebilirsek ne mutlu.

Bana soruyorlar “neden” bu kadar taktın bu konulara diye. Kendim için mi? Sağlığım için mi?
Sağlığın elimde olmadığını öğrenecek kadar cenaze gördüm bugüne kadar.
Yemek yemeyi çok seven dedem altmış beşinde,
Yemek yapmayı çok seven anneannem altmış yedisinde,
Beni çok seven babam ise saçı bile ağarmadan ellisinde gidiverdi senelerce hasta yaşayıp.
Ben hangi kansere, hangi tıkanmış damara karşı koyabilirim ki?
Koruduğum bir domatesle, bir ağaçla, bir inekle olmayacağını biliyorum sağlığın.
Toprak almak istediğinde alacak.
Ama vermek istediğinde ben önemliysem, benim bir anlamım varsa işte o zaman yapmam gerekeni yapmalıyım.
O zincirin, döngünün dönmesi gerektiği gibi dönmesini sağlamalıyım.
Çünkü ben yoksam hiçbirisi olmayacak-bu kadar önemliyim, önemliyiz işte.
Benim doğrumla bir canlı daha nefes alacaksa,
Benim yanlışımla bir canlı daha alacak nefes bulamayacaksa
Orada doğruyu yapmalıyım.
Hepimiz yapmalıyız.

Yeni yılda gerçek yerinizi keşfedin. Döngüdesiniz ve yaptığınız her şeyin o döngüde bir anlamı var, olacak. Bugün ya da yarın kapandığınız kutudan çıkmak için geç değil.

Reklamlar
Bu yazı Doğa, Sürdürülebilir Yaşam içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

7 Responses to Neden?

  1. Aşçı Fok dedi ki:

    “Sağlığın elimde olmadığını öğrenecek kadar cenaze gördüm bugüne kadar.
    Yemek yemeyi çok seven dedem altmışbeşinde,
    Yemek yapmayı çok seven anneannem altmışyedisinde,
    Beni çok seven babam ise saçı bile ağarmadan ellisinde gidiverdi senelerce hasta yaşayıp.
    Ben hangi kansere, hangi tıkanmış damara karşı koyabilirim ki?”

    Güzel insan, iyi yürekli Selen, bu nasıl bir uyanıştır? Nasıl bir farkındalıktır? Ağlattın beni çocuk…

  2. selencello dedi ki:

    En iyi dileklerimi yolluyorum size, hiç bitmeyen desteğinize çok teşekkür ediyorum.

  3. deniz dedi ki:

    Selen seni az tanıyor ama çok seviyorum. İyi ki varsın. İyi seneler. Sevgiler ❤

  4. Nihal dedi ki:

    şu aralar yaşamın amaçsızlığındayım ben de.. ne yaparsan yap, sonuç ekmek alıp gündelik lakırdılarla eve dönmeye varıyor hep…

  5. oya ongor dedi ki:

    Merhabalar:)
    “Dibi boylayanlar için tamam şimdi yukarı çıkarsın artık derler…ben ise dipte toprağı keşfettim.”
    Muthis!
    Yunus Emrenin dizelerini animsadim,Hayran oldugum koca Yunus da ne demis;
    “Ben Ay’ımı yerde gördüm ne isterim gökyüzünde
    Benim yuzum yerde gerek,bana rahmet yerden yagar.”
    Duru ve asil yureginizi sevgi ve saygiyla selamlar,2012 nin Bolluk,bereket,saglik,huzur hediyeleri ile yuzunuzun her daim gulmesini dilerim…
    Oya Ongor

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s