Başlayın

Eveeet yeni bir yıla girdik. Hiçbir şey değişmedi aslında değil mi? Büyük ihtimal aynı işe, aynı yemeklere, aynı sıkıntılara devam ediyorsunuz. Aslında en büyük pazartesi sendromları yeni yılda yaşanıyor. Akşama, 12’ye umutla girip ertesi gün gene karamsarlığa düşüyorsunuz. Ama biliyor musunuz, bu sene böyle devam etmek zorunda değil.
Evet belki gene bol bol saman kokan sebzeler yeyip, şişirilmiş, hissiz meyvelerle ağzınızı tatlandırmaya çalıştınız bu sene. Sofra kurmayıp, dostlarla, aileyle oturmayıp, koştunuz gene en yakın fast food restoranına, içine kimin ne koyduğu belli olmayan plastikleri bir oturuşta indirdiniz midenize. Yemek aranız zaten bir saatti, ancak gidip geldiniz gri binanıza. Gene çim nedir, ot nedir, temiz hava nedir, güneş ışığı nedir bilememiş hayvanların etleriyle beslenip kendinizi de güneşten, havadan mahkum bıraktığınız hayatlarınıza devam ettiniz. Sırf görünmedikleri için zararlarını yok saydığınız türlü kimyasal sizin, ailenizin, eşinizin, dostunuzun ve bebeklerinizin tenine, diline, damağına, eline, yüzüne, gözüne ve ileride kanserdan kara çalacak organlarına yapıştı, yer etti gene. Belki çoktan kara çaldınız da haberiniz yok…Gene bakmadınız, görmediniz. Doğa ana çığlıklar atarken kulağınızda son model müzikçalarınız vardı, duymadınız. 4.sü çıkan bilgisayar-telefonunuzu satın alırken farketmediniz bile 4 sene daha yaşlandığınızı bir cihaz peşinde. Bir bakacaksınız 25.si çıkmış, sizinse ömrünüz. Gene nefret ederek gittiniz işe, 5 dakikalık aralarda plastik kahveler içtiniz özü dünyanın bir ucundan gelmiş. Kahve değil zehir içtiniz ama farketmediniz, bastınız şeker yerine şurubu. Bardaklarınız gene kağıttandı, çöpe giden her kahve ise kırdığınız bir dal. Gene petrolün kölesi oldunuz küfürler ede ede ama gidip “Beğen” tuşuna bastınız petrolden yapılan her eşya, her cihaz için. Gene kazak aldınız, etek aldınız, üç dakilalık mutluluk aldınız iki gün önce ziyaret ettiğiniz mağazadan. AVMlerde gezdirdiniz çocuğunuzu, kaybettiğiniz çocukluğunuzu, hiçbir şey bulamayıp gene de bagajı torbalarla doldurup döndünüz eve. Gençleşme ümidiyle plastik kutularda kokular, kremler aldınız ruhunuzu eskiterek kazandığınız paralarla. Gene okumadınız, ertelediniz bekleyen dost kitapları, sonra ulaşamadığınız yalan dünyaları size nispet yapan düşman dergilere döndünüz. Gene kumaşın yüzüne bakmadınız alışverişe çıkarken fazla fazla koydunuz markette torbaları. Markete gittiniz bir baktınız dükkanını yıllar önce kapatmış bakkal da manav da orada, sıradaydı. Alkol içmesin, sigara içmesin diye dualar ettiğiniz çocuğunuzun ağzına abur cubur tıktınız gene sussun diye, ama bilemediniz ki birazdan susayınca ona verecek su olmayacak. Gene nefret ettiniz dünyadan, gene uyanmak istemediniz, anlamadınız ki uyananın sadece beden olduğunu, ruhunuz çoktan uykuda, algılamıyor dünyayı. Kuşları duymadınız çünkü kuş kalmadı. Ağaçlarla konuşmadınız çünkü ağaç kalmadı. Derelerde yunmadınız çünkü dereler akmadı. Ve bir seneyi daha geride bıraktınız!

Ama işte bu sene öyle olmak zorunda değil, hatta bugün dahi öyle olmak zorunda değil.

Önce camdan bakın ve ilk ağacı, ilk kuşu yakalayın gözlerinizle, selam verin. Sonra başlayın gününüzü gözden geçirmeye.
Meyvenizi, sebzenizi bilerek alın, bilmiyorsanız öğrenin ne, nedir diye.
Sorun, soruşturun ve okuyun.
Ekmeğinizi kendiniz yapın, yapamıyorsanız yaptırın, talep edin.
Eti azaltın, yiyecekseniz de anlamaya çalışın hayvanların kısacık ömürlerinde huzur nedir bilip bilmediğini.
Çiğ süte gerektiği önemi verin, yumurtanın gerçeğini arayın inatla.
Plastiğe hayır deyin artık, pakete, torbaya hayır deyin, bezden kağıttan torbalar yapın evinizde.
Teninizi sevin ve kimyasaldan uzak tutun onu, bilin ki size dergilerde, reklamlarda öğretilenlerin hepsi uydurmaca.
AVMler, mağazalar değil aile gelsin önce, dostlar gelsin. Kısacık ömrümüz diye üzülürken onu boşa harcıyor olduğunuzu farkedin.
Nefes alın ve aldırın.
Doğa ana onu dinlediğinizi farkettiğinde göreceksiniz bağırmayacak, usulca konuşacak. Dinleyin. Ve onun sesinde uyuyun; uyanmak artık zor olmayacak.
Bakın ve görün.
Ve sevin.

Reklamlar
Bu yazı Sürdürülebilir Yaşam içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to Başlayın

  1. Deniz dedi ki:

    Çok güçlü & etkileyici bir yazı. Harikasın Selen 🙂

  2. Şule dedi ki:

    Çok güzel yazıyorsun yüreğine sağlık.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s